üniversitenin ilk senesiyse berbat bir durumdur. zaten adapte olmaya çalışmak bir yana bir de böyle bir problemle baş etmek kafa şişirir. üniversitenin son senesiyse daha da berbat bir durumdur. okulun bitmesine ramak kalmış bir de bununla mı uğraşıcam dersin
tam olarak ilk yılımda yaşadığım. devlet yurdu çıkmayınca mecburen özel yurda gitmiştim. oda arkadaşım ben gelinceye kadar tek başına kalmış olduğundan önce keyfi kaçmış gibi davrandı, takmadım. kişisel değildi çünkü kendi kendine yarattığı bir huzursluktu. uzun da sürmedi bu durum, daha sonra odayı benimle paylaşması gerektiğini kabul ederek güzel bir karşılama yaptı. kahve yaptı elleriyle yanında yeni gelin sunumundan hallice çikolatalı sunumlar hazırladı. aa ne güzel, ne tatlı birine denk geldim diye seviniyorum ben de. şehirde ilk günlerim, aileden ayrılmışım, saflık o biçim anlayacağınız. birkaç ay sonra bu arkadaş saçmasapan sebeplerden rahatsızlık çıkarmaya başladı, benimle zıtlaşmak adına yapmadığını bırakmadı. istediği şey zaten büyük kavga etmek, küçük tartışmalarla ne kadar geçiştirmeye çalışsam da bir yerden sonra tahammülüm kalmadı ve kıyamet koptu. en son idareye gidip odamın değiştirilmesini istedim de kurtuldum. yurtta kaldığım süre boyunca gelip gidip laf vurmaya devam etmişti cahil salak. hatırladıkça sinirleniyorum.
insanın tahammül sınırlarını zorlayan durum. bir kere zıt gidince bir daha toparlayamazsın, yaptığı- söylediği her şey batar. her hareketi sana gıcıklık olsun diyedir sanki. sessizliğini korursun belki ilk tartışmadan sonra ama içten içe bilenirsin ve bir gün bir anda patlak verir. erkenden odaları ayırmaya çalışmak en hayırlı olanıdır.
ev arkadaşını kendin seçebiliyorsun en azından ama yurt oda arkadaşı öyle olmuyor ne yazık ki, bahtına ne çıkarsa. e anlaşamama ihtimali de çok yüksek. çirkef, pis bir şey denk gelirse yandın demektir, senin de racon kesmen gerekir odada :) şampuanıma bilmem neler katmış söylentileri de gerçek arkadaşlar, şahidim.
Piyangodan çıkar gibi bir insan çıkıyor ve odanı/apartini paylaşıyorsun. İlk zamanlar kahveler gezmeler pazar kahvaltıları derken sonra bi bakmışsın o tatlı kız yerini 3 haftadır el sürmedigi bulaşıklarına bırakıyor. Ayrıca bundan daha kötü bir şey varsa o da çocukluk arkadaşı olan iki kızın yanında üçüncü apart arkadaşı olmaktir....
staj yapmak için başka bir şehre gitmek zorunda kaldım. bu süreçte de yurt da kaldım bir ay boyunca haliyle. yurt içerisin de öyle kasıntı öyle değişik insanlar var ki. bir ay burnum dan geldi resmen. kendi evin olacak tek başına kalacaksın arkadaş. duş sırası sigara içme yasağı yemek yapma sırası bilmem ne bir sürü tantana oluyor insanın canını sıkıyorlar. nerde çokluk orda b.. demişler zaten. mecbur kalmadıkça tercih edilmeyecek yerlerdir yurtlar.
üniversite hayatımın ilk yılı uzaktan eğitimle geçiyorum umarım diğer 3 yılda böyle bir sorun yaşamam yoksa uykusunda boğarım hiç kahır çekecek bir insan değilim
Üniversite hayatına başlamışsın zaten stresli bir de bu tarz durumlar olunca ağlayarak aileni arıyorsun ben çok şansızım falan diye yakınıyorsun ama bir evin içinde ailenle bile çoğu zaman anlaşamıyorsunn tut ki hiç tanımadığın insanlar olasılıkları kabul etmiş olmak lazım yurda girerken. Mümkün olduğunca az muhattap olmak en iyisi ben 2.odama geçince öyle yaptım ve bie sorun yaşamadım başka türlü anlaşmayı beklemek zaten boş bir çaba
Başlığı görür görmez uçtum geldim. Bu konuda derin tecrübelere sahibim maalesef. İlk defa evden ayrılan biri olarak yurtta kalmak benim için ilk başlarda çok sıkıntılıydı. Oda arkadaşlarımla tanışmıştım ve bu alışma sürecini hızlı bir şekilde atlatacağımı düşünmüştüm. Oda arkadaşlarımla hemen kaynaşmıştım, hatta herkes bizim odaca kaynaşma hızımıza o kadar şaşırmıştı ki. İlk ay çok eğlenceli geçti, gerçekten bütün dertlerimi unutmuştum resmen. Aşırı keyifli zaman geçiriyordum. Tabi ki evlilikte olduğu gibi yurttaki arkadaşlarla da canım cicim zamanları oluyor. İlk aydan sonra onları incelemeye başlamıştım. Sevmediğim o kadar çok özelliklerini yakaladım ki. Bir süre sonra onlardan soğudum. Birisi çok yalancıydı ve kendisini sürekli olmadığı biri gibi göstermeye çalışıyordu. Birisi çok dedikoducu ve lafçıydı, ona söylediğin hiçbir şey iki kişi arasında kalmaz mutlaka yayılırdı. Diğeri ayrı kafaydı sürekli saçma sapan davranışlarda bulunurdu. Ben de bir süre sabrettim sonra sabır taşım çatladı ve ne olduklarını, onlar hakkında ne düşündüğümü yüzlerine bir bir söyledim. Onlar da bana ağıza alınmayacak o kadar laf ettiler ki anlatamam. Gerçekler acı geldi tabi. Namusumdan tutun kişiliğime kadar birçok aşağılıkça laflar. Sonra da zaten o odada daha fazla duramazdım oda değiştirdim. Yine de aynı yurtta olduğumuz için sık sık karşılaşıyordum. Saçma sapan laf söylemeler, gülmeler kendilerinin ne kadar iğrenç olduğunu bir kez daha kanıtlıyorlardı. Ayrıca oda değiştirmeden önce yeni gideceğim odadaki kişilere de benim hakkımda çirkin iftiralar atarak laf söylemişlerdi. İyi ki kurtuldum onlardan hiç pişman değilim. Gönüllerindeki o kötülükle yaşasınlar onlar için en büyük ceza bu. İçimi döktüm resmen ya bu başlığı açana çok teşekkür ediyorum rahatladım resmen :))
Allahım allahım sen yardım et 23 yaşında oda arkadaşım özellikle tekrar belirtiyorum 23 yaşında kendisi ve gece korktuğu için ışık açık uyuyorduk ve ben tek bir ışık süzmesi olsa bile uyuyamayan bir insanım ne badireler atlattım o uyuduktan sonra gidip kapatıyorum uyanıyor lan hangi insanoğlu ışığı kapatınca uyanır kafayı yemek üzereydim göz bandı aldım yok o ışığın açık olduğunu biliyorum ya gözüme uyku girmiyor aylarca uyuyamadım aylarca neyse kendisinin zaten son senesiydi bir daha denk gelmeyiz ilerideki eşine büyük büyük sabırlar diliyorum kendisinin umarım evlenmeden önce eşine ışık açık uyuduğunu söyler de evlilikleri kısa sürede sona ermez ki bunu kabul edecek bir insan bulursa direkt evlensin valla aşıktır ona aşık