birinci sınıfta seçmeli dersimize giren hukuk hocamıza aşıktım ben ama bir insan bu kadarmı egoist olur. dördüncü sınıfta yine bir dersimize girecekmiş
dersini hiç ekmediğim hocamdı. en önemli dersleri kaçırmayı göze alırdım, o hocamı da en öne oturup hayran hayran dinlerdim. sonradan dekan oldu kendisi büyük oynamışım
aşık olmak değildir, etkilenmektir, beğenmektir, hayranlık duymaktır. muhtemelen dersleri çok keyifli geçen hocadır, öğrenciye karşı hassas olabilen, öğrencinin halinden anlayan tatlı mı tatlı, karizmatik karizmatik, yakışıklı mı yakışıklı hocadır. hepsi bir kişide buluşunca öğrenciye mükemmelik abidesi gibi görünür.
üniversitede gerçekten bu olabiliyor ya. tatlı bir durum aslında. çok beğenmek ve hayranlık duymaktan kaynaklanıyor. aynı zamanda karizmatik olmasından da etkilenebiliyorsunuz. gayet normal bir durum bence :)
gönül isterdi ki bizde bir üniversiteye dünya gözüyle gidelim. fakat üniversite okumama rağmen bir defa bile okula gitmedim. çünkü pandemiden dolayı bizde çoğu üniversite gibi online eğitime geçtik. belki okula gitsem bende bir iki hocaya tutulurdum. fakat hocaların sesinden başka hiçbir şey yok. i̇şin şakası bir yana artık okullar açılsın. burdan sayın eğitim bakanımıza seslenmek istiyorum bakanım gerçekten çok zor durumdayız. şaka şaka ben böyle çok rahatım. sabah okula gitmek için erken kalkma derdi yok oh mis gibi.
hiç olmadım. karizmasını beğendiğim ve nasıl adamlar var diye düşündüklerim oldu. derslerini zevkle de dinledim. onun dışında ölüyorum, bu hocaya aşığım triplerim olmadı.
üniversiteye kadar olan hayatım ,yani öğrencilik hayatım boyunca sürekli arkadaşlarımi sorgulayisim, o kadar cok ,öğretmene hiç aşık olunur mu diye sordugum zamanlar oldu ki sonunda büyük konuşmanın cezası olarak üniversiteye bir girdim ,tabii çeşitli insanlar ,farklı kültürlerden ve sehirden insanlar görmüşsün aklın illaki karışıyor değil mi? elbette öncelikle okutmanlar geliyor, diğer hocalar genellikle daha büyük oldukları için araştırma görevlileri daha bir yaşınıza uygun olduğundan ilginizi çekiveriyor hemen. benim de böyle durumlarda kendimi kaptırdığım kişiler oldu. oldukça yakışıklı ,sempatik bulduklarımla aramı iyi tutmaya çalışıp onlarla konuşmak için çeşitli yollar aradigim zamanlar olmuştu. ama bu konularda beceriksiz olduğum için ve fazla girişken olamadığım için bir iki cümleden ibaret kalıyordu ve daha ileriye gidemiyordu. şimdi düşününce biraz komik olduğunun farkındayım ama o zamanlar oldukça aşık olduğum için bunun imkansızlığını pek göz önünde bulunduramıyordum
yapılmaması gereken eylem. hele karşılıklı ise yaştan dolayı legal olan ama meslek etiğine aykırı olan durum.
dersime giren değil fakat sınavlarda gözetmenlik yapan bir hocayı çok beğeniyordum. adını aşk olarak adlandıramam ama kendisine ilgi duyduğum ortadaydı. hocanın olduğu sınıfta sınava girdiğim zaman sınavda kopya çekemeyince kendisine olan ilgim anında son bulmuştu.