pişman eden durumdu. aileyle yaşamayı geçtim mümkünse ailenin yaşadığı şehirde de üniversiteyi okumamak lazım. aileden uzak, farklı bir şehirde yaşanabilecek her türlü iyi kötü durumların baştan aşağı sorumluluğunu alarak yaşamalı üniversite hayatını.
gece arkadaş toplanmaları olur gidemezsin. hadi bir gittin iki gittin üçüncü de aile hayırı çeker. ağız tadıyla arkadaşlarınla bir mekanda bile vakit geçiremezsin. aile evine öyle gecenin bir yarısı giremezsin çünkü, akşam 12 dedin mi kapı kitlenir. tek avantajı, arkadaşlar gibi yoksulluk çekmemek, ne yiyeceğim derdi olmaması. ama bu avantajı bile görmez gözün, yalnız öğrenci hayatını yaşayamadığına üzülürsün. her bölüm her üniversitede var o nedenle ailenin olduğu bir şehri tercihlere yazmamalı, ya da ayrı eve çıkma kuralını aileye dayatmalı. hep aile kuralcı olacak değil ya.
Üniversite hayatı demek rezillik çekmek, o rezillikten de çok şey öğrenmek demek. Bu yüzden üniversitede aileyle yaşamak büyük hata olur özellikle de erkeklerin kesinlikle yaşaması gereken bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Çoğu anasının kuzusu olduğunu burda fark ediyor çünkü
Yukarıdakileri entryleri görünce bi tık üzüldüm çünkü ünide ailemle aynı evde yaşayacağım. Sanırım artık bu durumu değişyirmek için çok geç....
Üniversiteyi şehir dışında kazansa bile pandemi sebebiyle üniversitede ailesiyle yaşamak zorunda kalmak :')
Nasıl olsa üniversite sonrasında bir hayat kurup yalnız yaşayacaksın. İmkan varsa ailenin yanında bir elin yağda bir elin balda yaşa işte. Uzak bir şehirde bu öğün ne yiyeceğim, ev kirasını nasıl vereceğim, faturayı da ödeyemedik falan diye düşüneceğine rahat bir kafayla otur dersini çalış... uzun yıllar kendi ayaklarımın üstünde durmak için mücadele verdim. Alnımın akıyla da çıktım ama hiç gerek yokmuş. Baba ocağının sıcaklığında sonuna kadar barınmalı.
coğu kesimin rahatlık olarak gördüğü bir başınacılık akımının aksine gerçek rahatlık ve huzur sağlayan yediğin önünde yemediğin ardında durumunun gerçek bir ferahlık olusturma halidir. daha ne istiyosuncuların duraksayıp da hayat sana güzel demeçlerine maruz kalınabilme durumudur. her anlamıyla tanıdık bildik yuzlerin cevrenizde olusu korunma ve guvende olma gudusuyle rahatlık saglayarak kaliteli yasam surdurmenizde etkilidir. demem o ki şikayet etmeyin. kıymetini bilin. :)
üniversiteyi dışarıda okuyup pandemi sebebiyle aile evine dönmek zorunda kalanlardanım maalesef. her ne kadar maddi olarak ailemize bağımlı da olsak, dışarıda ister istemez kendimize ait bir hayat, yeni bir düzen kumuş oluyoruz. istediğin yere git, istediğin kadar gez, akşam eve kaçta geldiğin, eve kimleri çağırdığın tamamen sana kalmış. bu düzeni bırakıp tekrar aile evine dönmek, onların kurallarına göre yaşamaya devam etmek gerçekten insanı çok zorluyor. odamdan dışarı çıkmıyorum, çünkü sürekli kavga ediyoruz. eğer hayat görüşünde farklılıklar varsa gerçekten çekilmez oluyor. konuşmak, yürümek, nefes almak bile batmaya başlıyor bir yerden sonra.
Başlığı okuduğum an sıklat bastı. Maalesef pandemi yüzünden şu an ben de bunu yaşıyorum ve eski aileden uzak üniversite hayatımı o kadar özlüyorum ki. İçip içip alem yaptığım falan yoktu yine aynı hayatı yaşıyordum ama insanın mental sağlığı düzeliyor. Canım ailem sizi çok seviyorum ama aynı evde olmasak daha iyi olurdu özür dilerim :( allah aile evinde okuyanlara sabır versin. Neleri kaçırdığını bilmeden mutlu yaşayanlara da yaşlı gözlerle bakıyorum
Bençmde pişmanlığım. Babam başka şehire gitmemi istemedi. Bende İstanbul'u yazmıştım. Ev baskısı çok oldu. İstediğim gibi bi üniversite hayatım olmadı. Zaten tek hayalim üniversitedeyken ayrı bi eve çıkmaktı. Başaramadık .