denizde, sıcacık güneşin altında uyuyakalmışım. tatlı tatlı inceden vuran dalga sesi, minik minik esen rüzgar. imkanı olan gitsin.
hayaller; sevgiliyle kamp da olmak
hayatlar: ne bir sevgili ne de kamp yapacak bir çadırım var.
en yakın arkadaşımla ormanda kampa gitmişiz.
biraz da içmişiz.
önümüzde ufak bir göl var, hava çok hafif serin.
etrafımızdaki ağaçların yaprakları yemyeşil, çadırımızın kapısının önünde ateş yakmış oturuyoruz.
mutluyuz, huzurluyuz.

belki bir gün.
Önümde çarşaf gibi uzanan bir deniz ucu Bucağı görünmeyen arkamda ormanlık bir alan ağaçlarla dolu yeşilin her tonu ve kuş sesleri müstakil bir ev mümkünse iki tane şezlong sınırsız yemek hafif bir müzik ve mümkünse Netflix rahatça izleyebileceğim bir alan ortam muhteşem olurdu ve çok iyi gelirdi ihtiyacım olan tek şey gibi geliyor bana şu anda
Sırtımda çantam bilmediğim bir ülkenin ufak kasabalarında dolanıyorum öyle. Elimde analog bir fotoğraf makinesi hava biraz serin akşam oldukça daha da soğuyacak belli ama bunu umursamıyorum kendimi huzur dolu sessiz sakin ve tarih dolu sokaklara bırakıyorum. Eski bir binanın fotoğrafını çekerken omzuma bir el dokunuyor. İrkiliyorum önce sonra bakıyorum ki sevgilim elinde kahve yüzünde o muhteşem gülümsemesi. Birlikteyiz mutluyuz huzurluyuz.
Buralardan çok uzakta bir ülkede bir kaç yakın arkadaşımla mütevazi bir evde günümü gün etmek isterdim. Deli gibi alışveriş yapmak yeni yeni lezzetleri denemek gecelere akmak isterdim tabi bunlar için paramın olması gerekiyor oda ne yazıkki yok bunlar da hayal olarak güzeller bir gün paramız olursa neden gerçek olmasın diyorum
Şuan bi sahil kenarında yanımda sevdiğim insanlar ateşin başında hunharca gülüp eğlenip şarkı söyleyip dertleşmek içmek kafa dağıtmak oyunlar oynamak isterdim
Şuan sakin sessiz huzurlu bir yerde tatil yapmak isterdim. Yorgunluklarımı bir kenara atıp enerjimi toplayabileceğim bir tatile gerçekten ihtiyacım var.
Buradan 700 km uzakta şu an mışıl mışıl uyuyan birinin kollarındaki kedinin tam yanında.