öğrenciliğin yazılı olmayan kurallarından biridir sanırım. derse yetişmeye çalışırken otobüsü kaçırmamla birlikte tam o sırada yaklaşmakta olan polis aracına otostop çekmiştim. beni otobüse yetiştirmeye çalışırken korna mı çalmadılar sirenleri mi açmadılar. ama otobüs şoförü inat bana mısın demedi son sürat okula kadar durmadan devam etti. haliyle polisler de otobüse yetiştirelim derken okula bırakmak zorunda kalmışlardı. şehirler arası otostop anılarını düşünemiyorum.
iki arkadaşımın dövülüp, bilgisayarlarının çalınıp, müsait bir yerde de yol kenarına atıldıkları olaydır. birkaç gün okula gelmediklerinde işkillenip aramıştım neler oluyor diye. kıyamam meğer dayak yemişler bilgisayar konusu da ayrı üzücü tabi
biz de içimiz rahat bir şekilde otostop çekerek en azından ülkeyi gezebilseydik ama türkiye şartlarında imkansızdır. yolda yürürken bile arkamızı kollayarak yürüyen nesiliz maalesef ki. bir o kadar da imreniyorum. düşünsene otostopla bir gezi yaptığını ve yolda pek çok insanla tanışdığını.
korka korka yapmaya başlayıp işin inceliklerini öğrendikten sonra bu keyfi başka biyerde bulamamanıza sebep olan fakir hobisi diyebilirim
üniversitem dağda olduğu için, dolmuşçular bize yürüyen para makinaları olarak baktığı için, yazın okul kapalı diyerek tam ücret aldıkları için, 4 kilometrelik yolu 25 dakikada gittikleri için, dolmasını 1.5 saat beklettikleri için, yetişmem gereken yerler olduğu için, kendime araba alacak param olmadığı için, olsa da benzin alamayacağım için ya da bazen sadece gezmek için yaptığım eylem.
öğrencilik döneminde, öğrencilikten sıkılıp bütün türkiyeyi gezmişliğimiz var. ne cesaret hiç bilmiyorum ama şimdi yap deseler bir durur düşünürüm.
Kadınlar için maalesef oldukça güç bir durum. Gerçekten otostop kültürünü benimsemiş iyi insanlar da var fakat bu devirde insan kime güveneceğine şaşırıyor
normalde yapanlara bakıp ne cesaret neye güveniyorsun? diye düşünürdüm. başıma gelince yapmak zorunda kaldım. kızlarla pikniğe gitmiştik ama dağ içinde ve otobüslerin gitme saatlerinin olduğu bir yerdi. biz eğlenceye kaptırdık kendimizi ve saatini kaçırdık. oranın sahibi sağolsun sizi anayola çıkarırım oradan bulursunuz otobüs demişti. otobüs bekliyorduk. otobüsler dolu bizi asla almıyor, hava da kararıyordu. mecbur kaldık otostop çekmeye. ama o kadar utanıyoruz ki. bir araba bizi gördü durdu;arkası sebze dolu önde 2 kişilik yer var, biz de üç kişiyiz. mecbur sıkıştık. adamın tam yanına ben oturdum. sohbet falan güzel ilerledi sonra dediki otostop çekmeyin belalısı var falan dedi. sonra arkadaşım sizin için de geçerli belki biz belalıyız dedi. adam duyunca alt taraftan bir bıçak çıkardı. benim bıçağım var siz düşünün gerisini demez mi. beni korku kapladı adamın yanındayım sonuçta. adam korktunuz mu korkmayın diyip kaldırdı.biz de hemen indik bir daha da tövbe ettim yapmam.
üniversite zamanında okuldan çarşıya inerken çok çekmişliğimiz vardır. ankara kocaeli arasında da az gidip gelmedik. yeni insanlarla tanışıyorduk ve rahat yolculuk oluyordu. otostop çekmeyen anlamaz. anlamayanda zaten nasıl biniyorsun tanımadığın birinin arabasına ya başına bir şey gelse diye ortamı velveleye veren kişidir.