ev arkadaşımın her sabah özenerek hazırladığı kahvaltıdır. ben dolaba baksam yiyecek bir şey bulamam ama sabahları harika bir kahvaltı sofrasına uyanıyorum. kız resmen anne gibi yokdan var ediyor. 'aa bu var mıydı bizde' şaşkınlığını yaşarım genelde
anneciğimin yaptığı konserve melemendir. bütün kış her sabah yedik, daha iyi bir seçeneğimiz yoktu
kahvaltısızlık desek daha doğru olur. günün en önemli öğünü derler, ben iki buçuk yıldır en önemli öğünü yetersiz beslenmeyle alıyorum.
her şeyin en ucuzu demektir öğrenci kahvaltısı. öğrenci evinde arkadaşlarla yapılan kahvaltı gibisi de yoktur ama. pazar günü aileyle yapılan kahvaltıyla yarışır.
kahvedir. içer çıkar sonra günün devamında dışarıdan beslenir. ya da akşamı bekler makarna yer.
Dersimin sabah olduğu günler poğaçadır. O 10 dakikalık ders arasında fakülteden çıkılacak da bir de yiyecek şey bulunacak. Poğaça yiyebilmek bile zor bir iş. Eğer dersim yoksa da yurtta ne varsa o, dışarı çıkarsam da gözlemeyi en doyurucu ve ekonomik olanı olarak tercih ediyordum.
Bazen makarnadır, bazen tosttur, bazen bisküvidir. Artık o an ne bulduysa yiyen, yeri geldiğinde kahvaltı yapmadan akşamı yapmaktır.
Öğrenci kahvaltısında ya tost olur ya da ekmek arasi bir seyler olur. Kizlar genelde özenir ama erkekler kızlar kadar yapamaz.