bu benim. artık bunun sebebi zamanında yediğim her türlü kazık mı, babamdan doğuştan beri sorunlu olduğum mu, her anlıyorum diyenin aslında anlamıyor olması mı, geçer diyenin düpedüz yalan söylemesi mi dersiniz bilemem.
insanlara inanmıyorum. her şey içimde, aklımda birikmiş de birikmiş ve içimdeki o güven duygusunun yeri bile dolmuş. ne güven, ne de inanma mekanizmalarım durmuş gibi. çalışmıyor.
her şeyin altında bir şey aramak, söylenen sözlerin aslında ne demek olduğunu anlamak çok zor bir durum. insanı tüketiyor. insan kendini böyle tüketen bir şeye niye hala devam eder, bilmiyorum. bir kere içeri oturmuş bir şey kolay kolay çıkıp gitmiyor.
valla ben baya oldu inanmayı bırakalı zaten dünya kardeşine bile inanmak için yeterince güvenilmez bir de elin çocuğuna mı inanayım.
malesef bende insanlara inanmamaktan yanayım. i̇şlerine geldiği ve işlerine yaradığın kadarsın.
kesinlikle ben. örnek verecek olursak birinin çocuğunu çok tatlısın seni yerim şöyle böyle sevgi pıtırcığı olunduğunda içimden annesine babasına ne yalakalık yaptın ama ya diye geçiriyorum. belki de gerçekten seviyordur ama ne bileyim işte bir kez insanlığa olan inancımızı yitirmişiz.
insanlara olan güvenini ve inancını kaybetmiş bir insanım. bu yüzdendir ki, hiçbir şey beni şaşırtmıyor.
ben de insanlara artık eskisi gibi pek inanmıyorum. eskiden böyle biri değildim. ancak şimdi kimseye güvenim kalmadı. sanki birine çok güvenirsem, bir o kadar da üzülürüm gibime geliyor.
bu başlık tam olarak bana yazılmış olmalı. bir insan nasıl olur da en yakınına bile asla güvenmez, inanın ki aklım hiç almıyor. kalmadı arkadaşlar, gerçekten kimseye güvenim kalmadı. bunu yapan ben değilim, yanlış insanların bana yaptıkları yüzünden oldu açıkçası. yapacak bir şey yok, hiç kimseye güvenmeyerek ölüp gideceğim.