o öyle bir boşluktur ki, düşmanım yaşamasındır. triplerden triplere sokar insanı. bir huzursuzluk, melankoli vardır üstünde ama adını koyamazsın. olur olmadık insanlarda ararsın, kapatmaya çalışırsın. istediğinin o olmadığını hissetmek daha çok dibe çeker sanki.
hiçbir şey yapmamanın getirdiği bir boşluktur bence. demek istediğim sosyal çevre yaratabilecek bir uğraş edinmeli böylece tek başına geçirilecek vakitler de anlam kazanacaktır. belli bir rutinin içine gömülünce, sürekli aynı arkadaşlarla görüşünce farklı bir şey arama ihtiyacı hissediyoruz. bu da aslında gerçek bir ihtiyaç olmadığı için, ne aradığımızı da bilemediğimizden duygusal boşluğa gömülüyoruz. yani ben duygusal boşluğu yalnızca uzun zamandır sevgilim yok olayına bağlamıyorum.
hiçbir şey hissedemiyorum, artık bir şeyler hissetmek istiyorum şeklinde delirince ve bunu birinde doldurmaya çalışınca, maalesef ki de yanlış insana denk gelince içine düştüğümdür. tavsiye etmem. biraz kafayı kaldırıp, kendine çok gömülmeyerek atlatmak hayırlı olan.
onun neyin veya kimin dolduracağını asla bilemezsin. ama kendin kendine iyi gelmeye başladığın an iyileseceksin. kendinin ilacı sensin.
çok tehlikeli yanlışlara sürükleyebilendir, o yüzden tez zamanda yerinin doldurulması gerekir.
ben çok düşüyorum o boşluğa bı an da yalnız hissediyorum kendimi. en yakın dostuma arkadaşıma kardeşim dediğim kişilere bile bir anda öfke duyuyorum. mesajlarına kısa cevaplar veriyorum. ama orta da bir şey yok. sonra geçiyor bu. galiba ruh hastasıyım ben. 🤭
çok zor bir dönem ya ve herkesin geçirdiği bir dönem ne yazik ki.
bununla çok farklı başa çıkma yöntemleride var aslında ama olaya nasıl baktığına göre değişiyor.
kimisi bunu olağan bir durum olarak değerlendirip normal seyirde yaşamaya devam ederken kimisi için bu bir sorun olarak görüldüğü için çözüm bulmak için farklı yollara baş vuruluyor.bana sorarsanız
hayatta mutluluk olduğu gibi mutsuzluk varsa duyguların yoğun yaşandığı dönemlerden sonrada duygusal boşluklar çok normal.
asıl kilit nokta nasıl hayatta denge kurmak herşeyi düzenle yapmak önemliyse böyle zamanlarıda yaşamalı ancak dozunu aşmadan insanı dibe çekmeye başladığı yerde dur demeyi bilmeli ve irade koyabilmek önemli.yoksa o dönüm noktaları çokta iyi sonuçlar getirmiyor insana.
yedirir, sabah akşam yemek yersiniz. aman aman diyeyim yani, kilo almaya başlamak vermekten daha kolay sonuçta. bir de abur cubur yemeye başlarsanız fena. i̇şin kötüsü öyle yiyecekler mutlu edermiş gibi gelir, yedikten sonra daha da büyük bir boşluğa düşersiniz. daha da kötüsü asla yüz vermeyeceğiniz, ilkelerinize ters kişilere, sizinle ilgili, sizi merak ediyor diye bir bakmışsınız şans vermişsiniz ve hayatınıza almışsınız. duygusal boşluğunuzu fark edip size yanaşan birinden asla ve asla hayır gelmez. amacı iyi değildir.
bende dünden beri bunu düşünüyorum. ben diğer insanların yaşadığı en klasik heyecanları bile yaşamamışım. yaşatmamışlar daha doğrusu... ee bende bu durum istersen istemez duygusal boşluğa neden oluyor ve kendimi çok kötü hissediyorum. biliyorum kendimi sevmem gerektiğini seviyorum da bunla bir alakası yok bu boşluğun. i̇stemsiz geliyor sonra gidiyor...
hiçbir duyguyu hissedememe durumu. kendini bir yere ait hissetmezsin. kendi kabuğuna çekilip sessiz kalmak istersin ve yorgun olursun. bu boşluğa her insan mutlaka düşmüştür. bu boşluktan kurtulmak için şunları yapabilriz:
nefes egzesizleri yapmalıyız,
spor yapmalıyız ve meditasyon yapmalıyız.
dahala kendimizi duygusal boşlukta hissediyorsak bir uzmandan yardım isteyebiliriz.