yürümektir. canın mı sıkıldı? aç müziğini, tak kulaklığını çık evden bol bol yürü. kendini yoruncaya kadar yürü ama. yorgunluktan can sıkıntısını unutur insan.
kendini dışarı atmak. yapacak hiçbir şeyin olmasa bile böyle anlarda dışarı çıkacaksın.
Can sıkıntısı başa bela. Her şey sıkıcı gelir ama dışarı çıkmak en iyisi. Tabi hava güzel ise. Yeşilliklerin içine, deniz kenarına vs. güzel bir manzara gününüzü kurtarabilir.
Eğer hava kötü ise de güzel bir kitap ya da film en iyisi.
kulaklığı takıp beyran gibi çalma listesini açıp deli gibi zıplayıp dans etmek
buzdolabını açıp boş boş bakıp ötene kadar beklemek, sonra kapatıp tekrar açıp bakmak
daha önce defalarca izlenilen ve çok sevilen bir filmi yüzünce kez tekrar seyretmek
kontrolsüzce temizlik yapmak
evdeki malzemeleri karıştırıp yeni tarifler denemek
Arkadaslarinla ya da esinle disari cikip birseyler yapmak, keyifli vakit gecirmek. Aile dostlarinla bir araya gelip, ailecek birseyler yapmak. Cocuklarla oynamak. Hemen can sıkıntın gecer.
yeni şeyler denemek. yeni bir şeyi anlamaya/yapmaya çalışırken zaman o kadar hızlı geçiyor ki sıkıntınızı unutuyorsunuz. tabi bazen can sıkıntısından kurtulup başka duygulara da sürüklenebilirsiniz (bkz:başarısızlığın hüznü)
kesinlikle yemek yemek. bir insanı yemekten daha mutlu edebilen bir şey varsa o da uykudur. bu ikisi arasındayım hep. ama yemek yemek daha eğlencelidir. o makarnaaa, o iskenderr, o brownie... daha ne denilebilir ki? anlatırken bile keyiflendim.
ben canım sıkıldığında jelibon yiyorum , sinirimi stresimi alıyor, yerken bir rahatlama geliyor. bunun dışında farmasi işiyle uğraşıyorum, instagramda reklam yapıyorum, aslında birileriyle yazışmak çok iyi geliyor.