allah'ın adıyla kafalarına göre emirler yasaklar koyan bir alay insan müsveddesi var. bu din romantizmi de sıktı yani. özgürlük sınırı da niyeyse sadece kadınlara var. kadın örtünecek, yüzü elleri hariç kapatacak, dikkat çekici giyinmeyecek, sesini kısacak ki erkekler etkilenmesin vs vs bir alay şey. eee erkeklerin sınırı ne? göz kapakları.🤣 ya var mı böyle bir şey? benim özgürlüğüm benimdir. yüzyıllardır din adı altında kadına ne kadar baskı varsa aşılamışlar. ondan sonra da işte böyle düşünceler olmuş. benim özgürlüğüm benimdir. koskoca kainatı var eden tanrının benim saçıma falan takacağını da sanmıyorum. atarlı giderli din romantizminiz sizin olsun.

dinler tarihi okuyan herkes dinin aslında bir ticaret olduğunu pekala anlar. dünyada yaygın dinler arasındaki benzerlikleri görmek istersen belgesel de var. i̇nancın hikayesi türkçe başlığı ve p.k filmini de 25 den önce her kadının özellikle izlemesini isterim çünkü din açıkçası bizlerin bedeni üzerinde yoğunlaşan kalıplara sahip. yani sen kara çarşafla deniz yüzü görmeden ölürken adam 4 kadın alıp yaşıyor. azıcık düşünün bre!
tutsaklığı ancak ben kendime belirlerim toplumun dayattığını yapmak özgürlüğümü kısıtlayacaksa onu yapmam. ellerim prangalı olmadan tutsak olmayı bana yakıştıran bir toplumun kendisi ne kadar özgür olabilir ki.
i̇nancım var ama bu konuyu hala savunmaya güzellemeye çalışanları asla anlamıyorum. evet bir yaratıcı var ama onun emrettiği kurallarda tutarsızlık dolu. i̇nsan düşünmeli ya. ne biliyim kaç yüzyıl geçmiş. erk egemen toplumlar elbette kendi keyflerine göre dizayn etmiş değiştirmişler. çünkü nasıl bir dinin yasakları kuralları sadece bir cinse ait olur ki? i̇slam adı altında dayatılan bütün emirler kurallar kadınların hayatını kısıtlıyor. bazı kadınlarda böyle din romantizmi yapıp atarlı atarlı takılıyorlar. ben kara çarşaf giyip gün yüzü görmeden ölüp gideyim ama erkeklerin tesettürü göz kapakları olsun. yok ya.😀 12 sene aile ve toplum baskısıyla örtülü yaşayan biri olarak söyleyebilirim ki tanrı iki cinse de saç verip birine örtün demez. dememeli yani. hiç profesyonelce olmaz bu. 25 yaşındayım. ve 12 sene boyunca olan sadece bana olmuş. başlığı açan arkadaş gibi bazı dönemler de geçirmişliğim var. sevmek, kabullenmek zorunda hissettiğim zamanlar. kötüydü ya. anlayabiliyorum o yüzden.
cengizhan konuşurken "ben sizin hanınızım, bu da benim hanım" diyerek eşini göstermiştir. şimdi eşinin hanı olan var mı aramızda? eze eze, hor göre göre geri plana atmışlar bizi. üstüne de din yasaklıyor demişlerki bu boyunduruğa razı olalım. bu bana damızlık kızın öyküsü hikayesini hatırlatıyor. dünyada doğurgan kadın sayısı bir avuç kadar kalınca, çocuğu olmayan general, ülkede darbe yapıp doğurgan kadınları toplatıyor. Çoğunun kocalarını öldürüp, çocuklarına el koyuyor. dini ritüel kılıfı altında bu toplanan kadınlar, askerlerin cariyesi oluyor. i̇şin içine dini katarak üstüne kuma getirilen kadın da sesini çıkarmıyor. çocuk sahibi olmak adına hem hemcinsine yapılan zulmü, hemde kendine yapılan hakareti görmezden geliyor.
Bakıldığında bizim ülkede de durum aynı değil mi? Açık, kapalı, mini etekli, çarşaflı diye dışladığımız hemcinsimiz değil mi? Din bunun neresinde? Hani yaratılanı sevmek?