2008-2010 yılları arasında yayınlanan ve tekrarlarıyla da hala daha adından söz ettiren dizi. karantinanın verdiği yetkiye dayanarak ben de izlemeye başladım.
bihter'in her yıl ölüm yıl dönümünde anıldığı dizi. bu sene 10. yılında twitter da yine gündeme girdi helal olsun
bu dizi tekrarlarıyla bize kadar ulaştıysa çocuğuma, çocuğumun çocuğuna varıncaya kadar gidecek demektir. bir dönem doktorlar dizisi varmış meşhur ama izlemedim. o da tekrarlarıyla gündeme girmiş sürekli.
yayınlandığı zaman çocuktum ama o zaman bile izliyordum. final bölümünde çocuk aklımla nasıl heyecanlandığımı unutamam hala. ve 2 senedir de bir şekilde aklıma girince tekrar izlemeye başlıyorum. resmen ben bir şeylerle uğraşırken, yemek yerken ya da uyurken hayatımın arka fonunda aşkı memnu oluyor. bazen uyurken birkaç bölüm atlamış oluyorum o atladığım kısımları çok sonra 2. ya da 3. izleyişimde fark ettiğim oluyor ve diziyi sanki ilk defa izliyormuşum hissi veriyor bana.

mükemmel bir casta sahip ve çok çok başarılı sanat kostüm çalışanları olduğunu düşünüyorum. giyilen birçok kıyafeti şimdi bana getirsen aradan 10 yıl geçmiş ama yine de giyerim. şu zamanda bile absürd durmaz. zaten kendini şu an bile izletiyor oluşu da bundan kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

bihter ziyagil (final bölümünde mezar taşında gördüğüm detay) ile aynı gün doğmuş olmamızdan ötürü mü bilmem, çok kızıyorum, ama asla nefret etmiyorum. izleniyor daha da izlenecek gibi duruyor. Bu gidişle her 24 haziranda anmaya devam edeceğiz canımız bihterimizi :(
başından sonuna kadar annemle izlediğim nihale gıcık olduğum ama bihter behlül ilişkisini de saçma bulduğum bir dizi.
Halid Ziya usakligilin ölümsüz eseri belki de kitaplardan uyarlanan diziler arasında en beğendiğim dizi olabilir karakterleri başka oynayacak hiçbir oyuncu yoktu bence her bir replik her bir mimik aklımıza kazınmıştır eminim hepimiz rivadaki evi gidip görmek istemisizdir ve yine eminmki hepimiz bihterin ölümüyle kendimizden birşeyler kaybetmisizdir
Herkes hatalı, eşine tecavüz eden adnan ziyagil de, kızında yaralar bırakıp hayatını mahveden firdevs yöreoğlu da, amcasının eşine yürüyen (ki başta karşılık almamasına rağmen yürüdü) Behlül de olanları görüp kimseye söylemeyen Beşir de Kocasını yeğeni ile aldatan Bihter de. Ama ey bihter behlül gibi bir korkağa kalp vermek nedir kızım. Nedir:(
Bihter ziyagil krizleri ve firdevs hanımın tesellileri gerçekten aşırı iyiydi hala izlerim sıkılmadan.
Türk dizileri içinde baştan sonra kadar izlediğim nadir dizilerdendir. Halit Ziya Uşaklıgil in eserinden uyarlanmıştır. Her bölümünü tekrar tekrar açıp izliyorum ve her seferinde de aynı duyguları hissediyorum. Herkesin izlemesini de öneririm. Kaliteli yapımlardan biriydi bir daha da öylesi gelmedi zaten.
aşırı beğendiğim dizi.annem sağolsun her sene tekrar bölümleri çıktığında bile izlerim her bölümde de farklı şeyler dikkatimi çeker kişilerin psikolojilerini yorumlarım.nihal'in masumiyeti,bihter'in ihtirası,behlül'ün korkaklığı... replikleri bile ezberimdedir. tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocukları her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.. (bunun gibi :d)