üç yakın arkadaşız aslında ama bu arkadaşlarımdan biriyle ben bir küs bir barışık yaşıyorum. diğer arkadaşımla da oturup konuştuğumuzda ya ben sizi barıştırıcam filan diyo sürekli. meğer ilginç bir şekilde benim arkamdan kuyumu kazıyomuş. benim söylediğim her şeyi bu arkadaşıma yetiştirmesiyle birlikte tüm bağlarımız tam anlamıyla koptu. onlar iki yakın arkadaş olarak hayatlarına devam ettiler bense yediğim kazıkla kaldım
arkadaşdan bol ne var şu hayatta. size kazık atan arkadaş için de üzülmeyiniz, moralleri bozmayınız bir zahmet. insan saf oluşuna üzülüyor mutlaka, çok kafaya takmamak lazım.
birden fazla yaşandığında arkadaş seçimleri konusunda beceriksiz oluşunu kişinin yüzüne vuran olaydır. neden hep benim başıma geliyor dedirtir, insanlara güven kalmaz. yeni tanıştığın insanların samimiyetine kolay kolay inanmazsın. kötü deneyimler olumsuz düşüncelere, tepkilere neden oluyor en nihayetinde.
o kazığı neden attığını asla anlayamayacağın olaydır. her şey normalken, güzel bir arkadaşlık ilişkisi varken olaylar birden gelişiverir tüm şaşkınlığınla kalırsın.
çok şükür şimdiye kadar arkadaş açısından hep şanslı biri oldum ve hiç böyle bir şey yaşamadım. eminim çok kötü ve sinir bozucu bir şeydir. gene de dikkatli olmalı. artık yalnız takılmayı seven biriyim fazla kişileri yavaş yavaş çıkarıyorum hayatımdan. bu ihtimal de git gide azalıyor böylece. gene de böyle bir şeye uğrarsanız siz de aynı şekilde karşılık vermeyin. büyüklüğünüzü koruyun.
Ohooo o kadar çok ki hsnfu birini anlatayım. Nerdeyse tüm arkadaşlardan bir kazık yemişimdir. Derler ya " tecrübe hayatta yenilen kazıkların toplamıdır " diye aynen öyle çok tecrübeliyim 😄
En yakın arkadaşım dediğim kişi beş seneyi beraber geçirdik sebepsiz yere iletişimi kesyiy evlendi düğününe bile çağırmadı ben yine de hediye mı aldım ablasını aradım " x müsaitse görüşmek isterim " dedim. Yok hanımefendi görüşmek istemedi. Ne kadar salağım ben onun için günlerce ağlamıştım acaba ne yaptım ona diye . İnsan sonra düşününce anlıyor tabi benin bir suçum yok kendi istememiş. Başka bir arkadaşım da sağ olsun üniversiteyi ilk yıl kazanamamıştı ben derslerden işten falan fırsat buldukça onu arardım destek olurdum psikolojisi çok kötü durumdaydı bunu gaza getirdim yeniden hazırlanmasını söyledim kitap gönderdim yanına gidip geldim ( okulu asarak) ilgilendim Sanko çocuğummuş gibi. O ne yaptı dersin? Tabiki üniversiteyi kazanınca arayıp sormadı kendi hayatına baktı. Görüşme isteğimi de kabul etmedi. Ne bileyim ben de mi hata var. İnsanlar mı duygusuz taş kalpli . Bunus bitse yine iyi ama dahasını anlatmıyım. Velhasıl çok kazık yedim çok tecrübeliyim 🙁
2 tane yakın arkadaşımdan ayrı ayrı yediğim kazıktır. ilk başta çok üzüldüm. ikincisinde eskisi kadar kalbimi kırmadı. direkt hayatımdan çıkardım. demek ki bunun olması gerekiyormuş bağışıklık kazanmam için.
kazık yedim mi bilmiyorum ama çok saçma bir sebepten ötürü bir sürü trip yedim anladım ki cok yakın arkadaş değilmişiz demek ki üzüldüm yakın gibi görünüp içten içe yaptiklarima hasetlenmesine kıskanmasına sadece üzüldüm ve arama mesafe koydum yolda görsem selam verir geçerim bundan sonra
insanin kendi kendine attigi kaziktir. saatlerce beklenir, her sey anlatilir, anlatilanlar ondan bundan duyulur, günlerce arkasindan aglanir. cok sey ögretir o ayri ama acisi bi türlü gecmek bilmez cünkü insan içten içe bilir her seyinle aptal gibi güvenmissindir hiç bi açiklamasi, savunmasi, baskasina suç atmasi yoktur
bazı bünyeler için alışkanlık yaratır.
hiç bir zaman böyle bir sürü arkadaşım olmadı, çevrem çoktu. e tabi uzaktan görünen ise "oha ne sosyal çocuk, ne çok arkadaşı var" oldu. ancak insan süreçler geçtikçe, arkadaşlar dağıldıkça filtresini daraltır hale geliyor. en önemli filtre ise arkadaşlardan kazanılan kazıklardır.
şimdi şöyle bir şey var ki, biriktirdiğim arkadaşlarımın her zaman özel bir yeri oldu. yerleri minvalinde de kazıkları özel hale geldi. bakıyorsun gün geçmiş, günler geçmiş, aylar falan. ama değişen tek şey düşünceler, fikirler, hayatlar vs vs.
problem kazık da değil. ne için atıldığıdır veya ne uğruna atıldığıdır.